DOKUNDUĞU HER ŞEYE GÜZELLİK KATANLAR

IMG_2125

Biz haber etmeden haberimizi alırsın,
yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.
Gözümüzün dilinden anlar,
elimizin sırrını bilirsin.
Namuslu bir kitap gibi güler,
alnımızın terini silersin.
O gider, bu gider, şu gider,
Dostluk, sen yanı başımızda kalırsın.

Nazım Hikmet

Birisi vardır hani,
Daha sesini duyduğunuz anda kendinizi iyi hissettiren.

Birisi vardır, siz daha ağzınızı açmadan, devamında ne geleceğini bilen.

Şanslıysanız eğer birisi vardır karşısında çırılçıplak sadece sen olduğunuz.

Gözünüzün içine baka baka, ruhunuzun içine tüm varlıkları ile işleyerek sizi dinlemeyi becerebilen.

Bin sene görmesiniz de orada olan.

Bin yıl sarılıp kucaklaşamasınız da sevginizin kendi kendine evrende dolaşan enerjisi ile birbirinize doyduğunuz.

İyi olduğunda iyi, üzgün olduğunda üzgün olduğunuz.

Onun sizi, sizin onu, olduğunuz gibi, her türlü haliyle, deneyimiyle, kabul ettiğiniz. Sorgusuz. Sualsiz. Tam kabul ile hayatlarınıza birbirinize yer verdiğiniz.

Ama bazıları vardır ki o duyduğunuz -canım- veya -birtanem- kelimesi içinize işler. Yüreğinizin içinde , çok derinde bir yeri deler geçer.

Ve bazıları vardır ki, öyle güçlü, öyle kuvvetlidir ki ruhları, dokundukları her şeyi sevgileriyle yeşertirler. Yaptıkları kahve, kurdukları sofra, baktıkları çiçek, dokundukları kapı, açtıkları pencere, ağızlarından çıkan her söz iyiliğe ve sihirli bir güce dönüşür. Kimsenin göremediği kanatlarını savura savura yeryüzünde gezerler, ağızlarından çıkan kelimeleri dünyanın en güzel kelebekleri taşır size, ışıl ışıl gözleri ve ellerinin enerjisi ile hep yanında olsun isterseniz ve eğer değilse çok ama çok özlersiniz.

Şanslıysanız eğer benim gibi, bunlardan biri ikisi size -canım- -bitanem- der ve hep -seni seviyorum, çok seviyorum- der, onun varlığı sadece size değil tüm evrene bir değerdir.

Bugün size benim bir tanecik Seda’mı tanıştırmak istiyorum. İç mimar, heykeltraş Seda’mı. Yeryüzü meleği Seda’mı. Hayatın içinde hep dimdik ayakta durmuş Seda’mı. Elini attığı her şeyi sanata, güzelliğe çevirebilmeyi beceren nadir insanlardan birini.

Eren ve Emre’nin biricik annesi, canım Mert’imizin biricik sevgilisi.

Seda’mı takip edin, yaptığı birbirinden güzel heykelleri görün. Bir Türk Sanatçı olarak Avrupa’da açtığı sergileri, katıldığı etkinlikleri görün. Çiçeklerini, resimlerini, meleklerini görün. Hayatta yaşam amacı sadece iç huzuru ve iyilik olan biridir Seda. Bu görün. Yeni evindeki, sadeliği düzeni, tertibi görün. Şu ev anında habersiz gitseniz de böyledir, plansız bir şey yapsanız da Seda sanki aylardır önceden haberdarmış ve hazırlanmış gibidir.

Marie Claire’i görünce onu ne çok özlediğimi bir kez daha anladım. 2020’den umutlu değilim ama 2021 için dileğim en kısa zamanda kavuşmak, sıkı sıkı sarılmak, koklamak, 3 gün 3 gece aralıksız konuşup, içip, gülüp, ağlayıp, birbirimize doymak.

Laf aramızda, hem onun evindeki, hem bizim evimizdeki, en felaket dağınıkları ve kaotik eğlenceleri sanırım sadece birlikteyken yaptık. Hem de gülmekten ağlayarak.

Kendime not, ve bu yazının bazı yerlerini yazarken baktım ki gözümden yaşlar akıyor.

Şükürler olsun ne şanslıyım ki, bana -canım- derken can veren Seda’m gibi bir sürü can dostumu, melekler hayatıma, özene bezene seçerek, elleriyle koyuyor.

 707 Kez Okundu

What's Your Reaction?
DAHA ÇOK YAZ
11
NEEE?
0
OFF
2
VAY BE!
6