#ÖZGÜRLÜK

elephants-1900332_1920

Sizce potansiyelinizde mi yaşıyorsunuz?

Bence hayır.

Yani sizi bilmem tabii; ben sadece kendi adıma cevap verdim.

Ama sizin de potansiyelinizin şu an kullandığınızın çok daha üstünde olduğuna inanıyorum.

Satışta itirazlarla baş etme yöntemleri üzerine çok çeşitli eğitime katıldım.

Neredeyse düşünmeme bile gerek kalmaksızın, müşterinin olası itirazlarına nasıl bir cevap vereceğimi öğrendim.

Senelerdir bu itirazları aşma konusunda, emlak sektörünün duayenlerinden öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

Ama düşünüyorum da, hayatımızda karşılaştığımız en önemli itirazlar aslında müşteri itirazları değiller.

En önemli itirazlar, kendi kafamızın içerisinde şekillenen itirazlar.

“Ne itirazı?” dediğinizi duyar gibiyim.

Öylesine kanıksamışız ki bu itirazları, çoğu zaman varlıklarının farkında bile değiliz.

İşte o itirazlar.

Sınırları çizenler.

Bize “ben yapamam” dedirtten herşey.

Üstelik, varsanız baksanız, o itirazları çok küçük bir yaşta, o anki hayat koşullarımıza göre oluşturmuş, sınırları onlara göre belirlemiş olabiliriz.

Şu an olduğumuzdan çok daha bilgisiz, naif, güçsüz olduğumuz bir zamanda.

Olabilir mi ki?

Bu düşünce bebek filleri sirkte nasıl eğittiklerini anlatan bir hikayeyi hatırlatıyor bana.

Hala küçüklerken, filleri bir zincir ile bir direğe bağlarlarmış.

Bebek fil tabii ki de kurtulmaya çalışır, özgürlüğüne kavuşmaya çalışırmış.

Çeker, iter, etrafında dört dönermiş.

Sonunda, kendisini bağlayan zincirlerden kurtulmak için yeterli olmadığını anlarmış.

Direnmeyi bırakır, olduğu yerde kalırmış.

Zamanla zincirin ucu hiçbir yere bağlı bile olmasa, fil yine olduğu yerde kalırmış.

İşte hayatlarını bu şekilde sirklerde esaret altında uysalca yaşarmış filler.

Dev bir fil; pasif bir hayat.

Halbuki, gerçekte ne kadar güçlü olduğunu bir bilse…

Belki o zaman hayatını özgürce yaşayabilirdi.

Keşke, tıpkı büyüdüğünde o esaretten kolayca kurtulabilecek fil gibi, biz insanlar da ne kadar güçlü olduğumuzu bilseydik.

Belki o zaman filler de biz de özgür olabilirdik.

Covid-19, ekonomi, #evdekal derken, senenin çeyreğini geride bıraktık.

Yeni yıl zamanında kendimize koyduğumuz hedeflerden şu an neredeyse eser kalmadı.

Sizi bilmem ama, mesela ben, halen aynı kilodayım.

Bir de evde kalıp kendimizi mutfağa ve yemeye verdiğimiz şu günlerde kilo almamış olmayı dahi başarı sayıyorum.

Ama bu mudur yani?

Benim aklım bu durumdan daha üstün değil midir?

Dünya savaşlarında yaşadı insanlar.

Yazdılar, ürettiler, hayaller kurdular ve o hayallerin gerçeğe dönmeleri için çaba sarf ettiler.

Şimdi ben bu Covid-19’un mu beni hayal etmekten alıkoymasına müsade edeceğim?

Bana kalırsa, hayallerimiz ile aramızda duran şey kendi aklımızda yarattığımız itirazlar.

Covid-19’u ben yaratmadım belki ama, onu mani olarak görmek ya da görmemek benim elimde.

En büyük özgürlüğümüz aklımızın içinde yaratacağımız özgürlüğümüz.

En önemli yapacağımız konuşma ise kendimiz ile yapacağımız konuşma.

Birşeyleri engel olarak mı göreceğiz?

Yoksa kendimizi yenilemek, yeni baştan yaratmak için bir fırsat olarak mı?

Tam da bu yenilenme için, kolları sıvamanın zamanı.

Sizi bilmem ama, benim buna gerçekten ihtiyacım var.

2017 senesinde, “The Success Principles” (Başarı Prensipleri) eğitmen lisansımı aldığımda, Jack Canfield bana bir e-mail göndererek başarımı kutlamıştı.

Mesajını okuduğumda, mutluluktan ağlamıştım.

Şöyle diyordu, “kendine ve başkalarına en yüksek potansiyellerini yaşamalarına yardımcı olarak dünyayı olumlu yönde değiştirme tutkun aşikardır. Diğer eğitmenler ile birlikte, bir kalp, bir yaşam, bir toplum değiştirmek için birlikte çalışacağız!”

Şimdi ben de diyorum ki, bir yazı, bir fikir, bir başarı prensibi, haftada bazen bir, bazen iki kere. Okuyup, özümseyip, buradan paylaşacağım.

Okudukça yaşayacağım, yaşadıkça yazacağım.

Yazılarım bir kişiye bile dokunabilir, hayali zincirlerinden kurtulmalarına fayda sağlayabilirse, önlerine çıkan engelleri birer atlama taşı olarak görebilmelerine yardımcı olabilirse, ne mutlu bana!

O bir kişi sadece ben bile olsam…

Hem ne demiş Gandhi? “Dünyada görmek istediğin değişiklik ol!”

 232 Kez Okundu

İLK YORUMU SEN YAP (0)

YORUM YAP

E-Posta adresiniz hiçbir yerde gösterilmeyecektir.