YENİDEN. TEKRAR. BİR DAHA. SİL BAŞTAN.

Fikir-Annesi-003

Hayat belki de sadece bu şeyden sonra bir sonraki şeydir aslında.

Hepimiz doğaçlama yapıyoruz, öyle yaşıyoruz. Yerçekimi, durağanlık, belki aşk, veya dehşet, belki de hastalık ya da başka bir kuvvet, aniden bizi beklenmedik bir yöne çektiğinde, son derece iyi ayarlanmis bir denge icinde buluyoruz kendimizi.

Tuhaf ve açıklanamaz bir şekilde aniden değiştiğimizi fark ediyoruz. Sürekli olarak ayarlıyoruz, uyduruyoruz, kurguluyoruz, ileriye doğru yol alıyoruz, nasıl olacağımızı ve nereye gideceğimizi planlıyoruz.

Nasıl mutlu olacağımızı düşünüyoruz sürekli, ama er ya da geç bir değişim oluyor, bazen küçük bir şey, bazen bir anda çok büyük bir şey. Ve bizim durmadan geçici bir memnuniyet durumuna geri döneceğimizi hissederek tekrar başlamamız gerekiyor.

Tekrar başladığımız yere dönmemiz ve hep yeniden başlamamız gerekiyor.

― Anne Giardini, The Sad Truth About Happiness


Yeniden başlamaktan hiç sıkılmadım derdim hep. Özellikle iş konusunda. Çünkü ben tam bir proje insanıyım, farklı konulara odaklanmayı, üretmeyi, yeni bişeyleri ortaya çıkarmayı çok severek yaptım hep. Yüreğimi beslediğim işler, ruhumu büyüten işler, irili ufaklı ekiplerle, birbirinden güzel insanlarla yaptığım şahane işler oldu hep.

Ve 6 yıl önce ülke değiştirdiğimiz zaman, o kadar şeye aynı anda yeniden başladık ki, çok motivasyon kaybı yaşadığım, kendimi yok saydığım zamanlar oldu. Hayat altüst oldu. Başka bir hayata bebek adımları ile başladık ailece. Tüm bunların içinde beni en çok yoran şey ev işleri ve her gün aynı şeyi tekrar, tekrar, tekrar, yeniden yapmanın getirdiği tarif edilemez baskısı oldu derken, bu kitap bana şöyle seslendi: “Hey manyak tek derdin senden de manyak olan çocuklarının hergün itinayla yeniden boka çevirdiği evi, odalarını, banyolarını temizlemek, çamaşırlarını yıkamak katlamak olsun, hayatta ettiğin tek şikayet bu olsun”

Herkesin hayran olmadıgı bir kitap bu aslında, insanları çok motive eden bir kitap da değil kısaca. Mutluluğun ne kırılgan ne hassas oldugunu, anne-kız ilişkileri ve hastalık üzerinden anlatan, bazen komik, bazen hüzünlü bir kitap çünkü. Mutluluğun anlamını ararsanız ölene kadar bulamazsınız diyor. İşte o yüzden “anın kıymetini bil, sinirlenme, yeniden, yeniden, tekrar, tekrar, yaptığın şeylerin içinde bile huzur bul, değer kat, diğer herşeyi siktir et” dedi bu kitap bana.

Ne oldu sonrasında biliyor musunuz? Sesli kitaplar hayatımı kurtardı. Ve ben bir yandan kitap dinlerken bir yandan yaptığın diğer hiçbirşeyin öneminin kalmadığını keşfettim. Verimli hale getirdim süreçleri. Ve günlük gereksiz işlerin içinde zaman kaybediyorum dediğim anlarım en değerli anlarım oldu. Tecavüz kaçınılmazsa bırak ve keyfini çıkar sözünü bir anlamda gerçekleştirmiş oldum. Tecavüzcüm ev işleri iken kitaplar keyfim oldu. Herkese bu yöntemi gönül rahatlığı ile tavsiye ederim.

P.S. Yaşasın kaygı duymadan, aman olmaz demeden konuşmak. İstediğin gibi kendini ifade etmek. Yaşasın küfretmek. Yaşasın özgürlük. Küfretmenin ve içini dilediğin gibi dökmenin güzelliklerini bir başka yazıda anlatacağım.

 510 Kez Okundu

What's Your Reaction?
DAHA ÇOK YAZ
8
NEEE?
1
OFF
1
VAY BE!
4